12 Mart 2010 Cuma

İstiklal Marşımızın 89. Yılı

İstiklal Marşımızın kabulünün 89. yılı bugün. 12 Mart 1921'de Mehmet Akif Ersoy'un yazdığı şiir birinci gelir ve TBMM'de 4 kez okunduktan sonra kabul edilir. Marşın sözlerini Mehmet Akif ERSOY yazmış, bestesini Zeki ÜNGÖR yapmıştır.  (daha detaylı bilgi için)

Bizim evin yakınında da bi ilköğretim ve lise var. Sesler geliyo. Dedim gene bi kutlama falan mı var. Meğersem bunu kutluyorlarmış =) Sabah da televizyonda yeniden İstiklal Marşımızın kabulü ve Mehmet Âkif Ersoy'un hayatını kısaca izledim.

İstiklal kellimesinin anlamı, bağımsızlık-özgürlük demektir. İstiklal Marşı da Bağımsızlık Marşıdır ;) Ne güzel yazılmış ve ne güzel bestelenmiş. Ben hep, ülkemiz zorlu süreçlerden geçerken İstiklal Marşımızı ve Atatürk'ün Gençliğe Hitabesini içimden okumaya başlarım. Güç alırım. O yüzden anlayarak, düşünerek tekrar tekrar okumaya davet ediyorum sizi:

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır parlayacak!
O benimdir, o benim milletimindir ancak!

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül... ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal.
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklal.

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım;
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar.
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imânı boğar,
'Medeniyyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın;
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın,
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri 'toprak' diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.
Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.

Rûhumun senden İlahî, şudur ancak emeli:
Değmesin ma' bedimin göğsüne nâ-mahrem eli!
Bu ezanlar-ki şehâdetleri dinin temeli-
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım.
Her cerîhamdan, İlâhî, boşanıp kanlı yaşım;
Fışkırır  rûh-ı mücerred gibi yerden na'şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım!

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl;
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet,
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklâl!

Mehmet Âkif Ersoy

0 yorum yapılmış:

Yorum Gönder