Yazayım diyom bişiler. Sonra başlık bulamıyom. Bi de o dert var a.s. O yüzden başlığı da dürüst bi şekilde yazdım yani :P
Bu aralar aklımı kurcalayan (blogger olan ben olarak) 2 konu var. Birincisi beni bu blog aleminde var olduğumdan beri, takıntılı bi şekilde takip edenler. Bir elin parmaklarını geçmeyen bu şahıslar beni korkutmuyo da değiller. Onları sevmiyorum (duydunuz mu beni sevmiyorum sizi!). Sırf bu yüzden blogumu kapatabilirim. Kapatmaya her yeltendiğimde "saçmalama kızım, ne korkaksın" diyorum. Vazgeçiyorum. Ama sonra onlarla uğraşmaktan da kapatıp gitmeyi düşünüyorum. Bilmiyorum. Belki de bi zaman sonra onlar başarır bunu (onların benim blog yazmayı bırakmamdan pek hoşnut olacaklarını sanmıyorum).
İkinci konu ise Blogcu Forum'u yeniden açmak. Bi de ona portal kurup daha komplike bi işe girişmek istiyorum. Böyle wp ile bağlayıp falan. Eğer forum işine girersem hiç kurtulamicam bu hayattan =P Açsam mıııı açmasam mı bilemedim. Bu blogumun hosting süresi dolacak bi yirmi güne kadar. O zamana kadar karar vermem gerek. Daha üst model bi hosting servisi almam gerek. Bakalım.
(
şunu dinliyorum yazarken de)
Ha bu arada demiş miydim iğne oyası kursuna gittiğimi? El sanatları mezunuyum ya. Halk eğitime neyim atanırsam diye cepte dursun dedim. Ulan 4 sene okul okuduk bize hiç bişi öğretmemişler a.s. Atanınca sudan çıkmış balık gibi çırpınışlarımız oluyo. Bi de senelerce kendini el sanatlarında ilerlet. 4 senen çöpe gitsin. Boktan bi hayat yani. Gerçi çoğu öğretmen fakültede, okulda göstereceği konuları görmüyo. Ne tuhaf dimi? Ne diye okutuyolarsa. Salak salak işler işte.
Geçen de bi "mühendis" arkadaşla tartışıyoruz. Adam resmen beni, eğitim

fakültesi okudum ve atanmayı beklediğim, hatta atama yapılsın diye baskı yaptığım işin salak yerine koydu (koyunluğu bırakıp hakkını aramak da suç a.s.). Kendisi akıllıymış da mühendislik okumuş. Mal ya. Deli mi ne. Adam o kadar düz mantık ve empati yeteneği sıfır ki. Anlamıyo ne desem. Mühendis olunca adam mı olunduğunu sanıyo nedir (!)
Neyse ben Şubat atamasını bekliyom. Bağalım belki ondan bi ekmek çıkar bize. Tabi bizim bölümden kadro açarlarsa. Tek dert atama yapılması değil ki işte.
Başka ne desem. Ha şey dicem. Yorumlar geldikçe ben çok seviniyorum lan. Acayip hemde. Yorumlar geldikçe yazma aşkı doluyo içime. Ondandır bu son zamanlarda yazma sıklığımı artırmam ^^
Ya bu arada şu sağ taraftaki RSS sayısı değişip duruyo. Bi görüyom 75 bi görüyom 46. Dengesizlik neden sizce? Okuyucu geldikçe mi değişiyo ben anlamadım. Neyse. Ha bu arada Facebook sayfamızdan haberiniz var değil mi? Bak yan tarafta. Fotoğrafımın altında facebook ikonuna tıkla ve beğen. Sizi orda kişi olarak gördüğümde sanki sizlerle tanışmış gibi oluyorum. Değişik bi duygu o da =)
Ya bi de şu bedelli askerlik ile ilgili yazım çoh kafa karıştırdı. Ben aslında orda farklı bi pencereden bakmıştım. Daha yukardan bakmaya çalışıyorum. Daha kehanetler üzerine =P Napiyim kehanetleri okudukça ben de kıllanıyorum a.s. te&rörü bi kenara bırakmıştım ben. Öldürmeleri. Neyse öyle işte..